Rabi Medrese

16. yüzyılda Kanuni Sultan Süleyman’ın emriyle Mimar Sinan tarafından inşa edilen Süleymaniye Külliyesi’nin medreselerinden biri olan Rabi Medrese, Süleymaniye Külliyesi’nin Haliç cephesini oluşturan, yan yana ve eş planlı inşa edilmiş iki medreseden biridir. Restorasyonu yakın zamanda tamamlanan ve Türkiye Bilimler Akademisi’ne (TÜBA) tahsis edilen bu medrese, 16. yüzyıl klasik Osmanlı mimarisinin anıtsal özelliklerini taşımaktadır. Döneminin tüm mimari-estetik unsurlarını en yalın şekilde ortaya koyan Rabi Medrese’yi o döneminin tarihi ve mimari özelliklerine ve medresenin o zamanki kullanım amacına paralel olarak kullanılacağı hedeflenmiş ve bu doğrultuda medrese için özel konsept çalışması yapılmıştır.
Çalışılan konsept ve tasarımın doğrultusunda masa ve kütüphane ahşapları için yapının mimarı Sinan tarafından da ahşap bölümlerde kullanılan meşe ağacı tercih edilmiş, yine mimarinin metal lokma ve parmaklıkları aslına uygun olarak masif metalden özel olarak döktürülüp aydınlatma avizelerinde, duvar panolarında ve masa ayaklarında kullanılmıştır. Kütüphane ve masa tablalarındaki tekstür ve 3 boyutlu form, klasik Osmanlı ve Mimar Sinan eserlerinde tekrar eden kündekari modelinin birebir uygulanmasıyla elde edilmiştir. Bu çalışmalar neticesinde sadece ihtiyaç doğrultusunda iç mimarlık-tasarım ürünlerini uygulayıp kullanıma sunmakla kalınmamış, günümüz insanının bu klasik yapı ile tarihine yabancılaşmadan bir arada yaşaması için bir alan yaratılmıştır. Böylelikle günümüz insanının kullanımı açısından medrese yeniden ihya edilmiştir.
Mimar Sinan’ın hatırasına saygı! 16. yüzyılda Kanuni Sultan Süleyman’ın emriyle Mimar Sinan tarafından inşa edilen Süleymaniye Külliyesi’nin Haliç cephesini oluşturan, yan yana ve eş planlı inşa edilmiş iki medreseden biri olan Rabi Medrese, restorasyonunun tamamlanmasının ardından tarihi ve mimari özelliklerine göre donatıldı. Proje dahilinde 21 oda için oturma üniteleri, yüze yakın çalışma sandalyesi ve misafir koltukları, dershane için 8 masa ve bununla birlikte 50 kişilik oturma üniteleri ve her oda için aydınlatma avizeleri tasarlandı. Tasarım Döneminin tüm mimari-estetik unsurlarını en yalın şekilde ortaya koyan Rabi Medrese’yi o zamanki kullanım amacına paralel olarak eğitim-araştırma hedefiyle kullanıma sunmak hedeflenmiş ve medrese böylelikle mekânsal anlamda ihya edilmiştir. Bu doğrultuda medrese için tasarlanan konseptin imalatında kullanılan malzeme, medresenin kendi mimari yapısında var olan materyallerden seçilmiştir. Mimar Sinan’ın kullanım eşyalarını eseri için adeta kendi tasarlıyormuş gibi hareket edilmiş ve yapıda tekrarlanan mimari ve estetik unsurlar çok iyi tespit edilmiştir.